Diş taşı temizliğinin mineyi aşındırdığı yaygın bir inanıştır. İşlemin dişe ne yaptığını, sonrasındaki hassasiyetin nereden geldiğini ve boşlukların sebebini anlatıyoruz.
Hayır. Diş taşı temizliği mineyi aşındırmaz. Kullanılan ultrasonik uç, diş yüzeyini kazımaz; saniyede binlerce kez titreşerek diş taşının diş yüzeyine tutunmasını kırar ve taşı parça parça koparır. Mine, vücudun en sert dokusudur ve bu titreşim ona zarar verecek yapıda değildir. Bu inanışın nereden geldiğini anlamak ise işlemden sonra hissedilenleri açıklıyor.
Peki neden dişler sonrasında farklı hissediliyor?
Diş taşı yıllar içinde birikirken bir kabuk gibi davranır. Diş etini iterek çekilmesine yol açar, kök yüzeyinin bir bölümünü örter ve dişler arasındaki boşlukları doldurur. Temizlik sonrası bu kabuk kalktığında altındaki gerçek durum ortaya çıkar: daha önce fark edilmeyen aralıklar görünür hâle gelir, kök yüzeyi açığa çıkar ve soğukla temas eder. Hasta bunu doğal olarak aşınma sanır. Oysa aşınmayı yapan taşın kendisidir; temizlik yalnızca perdeyi kaldırır.
İşlemden sonra normal karşılanan durumlar
- Birkaç gün süren soğuk hassasiyeti
- Diş etlerinde hafif hassasiyet ve iltihap fazlaysa noktasal kanama
- Dil ile dokunulduğunda dişlerin daha pürüzsüz ve ince hissedilmesi
- Dişler arasında daha önce fark edilmeyen boşlukların görülmesi
- İlk gün sıcak ve soğuk içeceklerde artan duyarlılık
Bu belirtiler genellikle birkaç gün içinde geriler. Hassasiyet sürerse florür uygulaması ya da hassasiyet giderici diş macunları belirgin fayda sağlar. Kalıcı bir hasar söz konusu değildir; doku, taşın olmadığı yeni duruma alışır.
Temizlik yaptırmamak neye yol açar?
Diş taşı yalnızca görüntü sorunu değildir. Yüzeyi pürüzlü olduğu için sürekli yeni bakteri toplar ve diş etinin altında ilerleyerek dişi tutan kemiği eritmeye başlar. Bu kayıp sessizdir; ağrı çoğu zaman iş ilerledikten sonra ortaya çıkar. Dişler oynamaya başladığında kaybedilen kemiği geri kazanmak mümkün olmaz. Bu nedenle düzenli temizlik, dişleri parlatmaktan çok dayanaklarını korumakla ilgilidir. Süreç ilerlemişse diş eti tedavisi kapsamında daha ayrıntılı bir bakım gerekir.
Ne sıklıkla yaptırılmalı?
Bu kişiye göre değişir. Ağız bakımı iyi olan ve diş eti sorunu bulunmayan bir kişide yılda bir kez yeterli olabilirken, sigara kullananlarda, diş taşı hızlı biriken kişilerde, sabit tel tedavisi görenlerde ya da diş eti hastalığı geçmişi olanlarda aralık kısalır. Karar, ağızdaki birikim hızına ve diş eti cebi ölçümlerine bakılarak verilir; sabit bir takvim herkese uymaz.
Temizlik dişleri beyazlatır mı?
Diş taşı temizliği dişin doğal rengini değiştirmez. Çay, kahve ve sigaradan kaynaklanan dış renklenmeler kaldırıldığı için dişler daha açık görünür, ancak bu bir beyazlatma işlemi değildir. Dişin kendi tonunu açmak isteyenler için diş beyazlatma ayrı bir uygulamadır ve genellikle temizlik sonrasında planlanır; yüzey temiz olmadan yapılan beyazlatma eşit sonuç vermez.
Temizlik sonrası ilk 24 saat
Çok sıcak ve çok soğuk içeceklerden bir gün uzak durmak hassasiyeti azaltır. Yoğun renk veren içecekler açığa çıkan yüzeye daha kolay tutunabildiği için ilk gün sınırlandırılabilir. Fırçalamaya normal şekilde devam edilmeli, yumuşak kıllı fırça tercih edilmeli ve diş aralarının temizliği aksatılmamalıdır. Diş eti kanaması varsa bu bölgeler atlanmamalı, aksine düzenli temizlenmelidir.
İşlem sırasında ne hissedilir?
Diş taşı temizliği çoğu kişide uyuşturma gerektirmez. Ultrasonik ucun titreşimi ve su soğutması nedeniyle bir vızıltı ve serinlik hissedilir; ağrıdan çok gıdıklanmaya benzer bir duyum tarif edilir. Diş eti iltihabı belirginse ya da kök yüzeyi açığa çıkmışsa hassasiyet artabilir. Böyle durumlarda işlem bölgelere bölünerek yapılabilir ya da lokal anestezi tercih edilebilir. Rahatsızlık hissedildiğinde hekime söylemek, işlemin temposunu ayarlamak açısından yararlıdır.
Temizlik sonrası diş etleri neden bir süre farklı görünür?
İltihaplı diş eti şiş ve koyu kırmızıdır. Taş kaldırıldıktan sonra doku birkaç gün içinde küçülür, rengi açılır ve sıkılaşır. Bu küçülme sırasında diş eti kenarı bir miktar geriler ve hasta bunu diş etinin çekildiği şeklinde yorumlayabilir. Gerçekte olan, ödemin çözülmesidir. Doku sağlıklı hâline döndüğünde kanama azalır ve fırçalama rahatlar.
Ultrasonik cihaz kimlerde dikkat gerektirir?
Kalp pili gibi implante edilmiş cihazlar taşıyan kişilerde, solunum yolu sorunları bulunanlarda ve bazı sistemik durumlarda yöntem ve konumlandırma değiştirilebilir; gerektiğinde el aletleriyle temizlik yapılır. Bu nedenle muayene öncesi kullanılan ilaçların ve mevcut hastalıkların paylaşılması önemlidir. Bulaşıcı hastalık geçmişi ya da kanama bozukluğu bulunan kişilerde de plan buna göre düzenlenir.
Durumunuza en uygun yaklaşımı belirlemek için Dent360 Beylikdüzü kliniğimizde sizi değerlendirebiliriz.













































