Buz, fındık kabuğu ve sert çekirdek çiğnemek minede röntgende görünmeyen mikro çatlaklar bırakır. Bu çatlaklar yıllar sonra kırıkla sonuçlanabilir.
Buz, fındık kabuğu, sert şeker ve zeytin çekirdeği çiğnemek dişte anında görünen bir hasar bırakmasa bile mine içinde mikro çatlaklar oluşturur. Bu çatlaklar başlangıçta röntgende görünmez ve ağrı yapmaz; ancak her sert ısırıkta biraz daha derinleşir. Yıllar içinde birikerek dişin bir parçasının kopmasına ya da uzun süreli çiğneme ağrısına yol açabilir.
Mine sert ama esnek değildir
Mine, vücudun en sert dokusu olmasına rağmen kırılgandır. Sertlik ile dayanıklılık aynı şey değildir: cam da serttir ama darbeye karşı esnemez. Diş, altındaki daha esnek dentin sayesinde çiğneme kuvvetlerini bir ölçüde dağıtır. Ancak buz gibi hem sert hem soğuk bir cisim çiğnendiğinde iki etki üst üste biner. Soğuk, mine ile dentinin farklı oranda büzülmesine neden olur; bu ısı farkı tek başına yüzeyde gerilim yaratır. Üzerine ısırma kuvveti eklendiğinde çatlak başlangıcı için ideal koşul oluşur.
Hangi alışkanlıklar bu tabloyu yaratır?
- Bardağın dibinde kalan buzu çiğneme alışkanlığı.
- Fındık, ceviz ve antep fıstığı kabuklarını dişle kırmak.
- Zeytin ve kiraz çekirdeklerini fark etmeden ısırmak.
- Sert şeker ve donmuş şekerlemeleri çiğneyerek bitirmek.
- Kuruyemişleri arka dişlerle sertçe kırmaya çalışmak.
- Dişi alet gibi kullanmak: paket açmak, iplik koparmak, kapak açmak.
Çatlamış diş sendromu nedir?
Mikro çatlaklar büyüdüğünde ortaya tipik bir tablo çıkar. Isırırken değil, ısırıktan sonra bırakırken oluşan kısa ve keskin bir ağrı en karakteristik bulgudur. Ağrı genellikle tek bir dişte olur ama hasta hangi diş olduğunu tam gösteremez. Soğuğa karşı hassasiyet artar, sıcak bazen daha rahatsız edici olur. Çatlak dar olduğu için röntgende çoğu zaman görünmez; teşhis muayene, ısırma testleri ve büyütme ile konur.
Çatlağın yönü ve derinliği tedaviyi belirler. Sadece mineyi ilgilendiren yüzeysel çatlaklar takip edilebilir. Dentine uzanan çatlaklarda dişin kırılmasını önlemek için tüberkülleri saran bir restorasyon gerekebilir; bu noktada zirkonyum kron gibi tam örtücü seçenekler değerlendirilir. Çatlak pulpaya ulaşmışsa dişin canlılığı etkilenir ve kanal tedavisi gündeme gelir. Kök boyunca ilerleyen dikey kırıklarda ise dişi korumak her zaman mümkün olmaz.
Kimler daha yüksek riskte?
Geniş dolgusu olan dişler, kalan doku miktarı azaldığı için sert ısırıklara daha az dayanır. Daha önce kanal tedavisi görmüş ve kron ile korunmamış dişler de kırılmaya yatkındır. Gece diş sıkma alışkanlığı olan kişilerde diş zaten günlük olarak yüksek kuvvetlere maruz kaldığından, buz çiğnemek bardağı taşıran damla olabilir. Yaşla birlikte minede biriken çatlak sayısının artması da riski yükseltir.
Çatlak neden röntgende görünmez?
Röntgen, ışının geçtiği yönde bir yoğunluk farkı olduğunda görüntü verir. Diş çatlakları çoğunlukla ön-arka yönde, yani ışının paralel geçtiği düzlemde ilerler ve aralarındaki boşluk mikron düzeyindedir. Bu nedenle klasik filmlerde ayırt edilemezler. Teşhis için hekim, tek tek tüberküllere ısırma testi uygular, çatlağın yerini belirlemek için transilüminasyon adı verilen ışık geçirme yöntemini ve büyütme kullanır. Bazen çatlak, ancak eski dolgu söküldükten sonra doğrudan görülebilir hale gelir. Bu, teşhisin neden tek bir görüntüyle konulamadığını açıklar.
Zarar birikimlidir, tek olayla ilgili değildir
Diş bir seferde kırılmaz. Her sert ısırık minede çok küçük bir gerilim bırakır ve bu gerilimler zamanla birikir. Bu yüzden 'yıllardır buz çiğniyorum, bir şey olmadı' düşüncesi yanıltıcıdır; çatlak zaten sessizce ilerlemektedir ve genellikle sıradan bir lokmayı ısırırken ortaya çıkar. Hastalar çoğu zaman kırığı yumuşak bir gıdaya bağlar, oysa asıl neden yılların birikimidir. Alışkanlığı bırakmak, mevcut çatlakları geri almaz ama ilerlemelerini durdurur.
Buz çiğneme isteği bazen bir işarettir
Sürekli ve karşı konulamaz biçimde buz çiğneme isteği, bazı kişilerde demir eksikliğiyle ilişkilendirilir. Bu istek belirgin biçimde artmışsa alışkanlığı yalnızca diş açısından değil, genel sağlık açısından da doktorunuzla konuşmakta fayda vardır.
Bir parça kırılırsa ne yapmalı?
Kırılan parçayı atmayın, temiz bir kapta saklayın. Keskin kenar dili ya da yanağı yaralıyorsa geçici olarak ortopedik mum veya şekersiz sakızla kapatabilirsiniz. Ağrı varsa hekiminizin bilgisi dışında dişin üzerine ağrı kesici tablet koymayın; bu, diş etinde kimyasal yanık yapar. Kırık, dişin görünen kısmını ilgilendiriyorsa küçük kayıplarda kompozit bonding yeterli olabilir; daha büyük kayıplarda kaplama gerekir. Kanama, hareketlilik ya da şiddetli ağrı varsa durumu kırık diş acil kapsamında değerlendirmek gerekir.
Konuyla ilgili ayrıntılı bir değerlendirme ve tedavi planı için Dent360 Beylikdüzü kliniğimize başvurabilirsiniz.













































