Ağız, diş ve çene cerrahisi

Ağız, diş ve çene cerrahisi, ağız, diş ve çene bölgesindeki problemlerin tanı ve tedavisiyle ilgilenen bir tıbbi daldir. Bu alanda uzmanlaşmış bir cerrah, diş, çene ve yüz bölgesindeki cerrahi işlemleri gerçekleştirir. Bu işlemler arasında diş çekimi, diş implantları, yüz kırıkları, çene düzeltme ameliyatları, çene eklemi rahatsızlıkları, yüzdeki kist ve tümörlerin çıkarılması gibi prosedürler yer alabilir.

Ağız, diş ve çene cerrahisi aynı zamanda estetik cerrahinin bir dalıdır ve kişinin yüz görünümünü iyileştirmek için de kullanılır. Örneğin, çene implantları, çene hattının daha belirgin hale getirilmesine yardımcı olabilir.

Ağız, diş ve çene cerrahisi, ağız, diş ve çene bölgesindeki birçok rahatsızlığı tedavi etmek için gereklidir. Bu rahatsızlıklar arasında diş çürümesi, çene kırıkları, yüz kemikleri arasındaki asimetri, dişeti hastalıkları ve çene eklemi problemleri yer alabilir. Bu tür problemler, cerrahi müdahale gerektirebilir ve ağız, diş ve çene cerrahisi uzmanları, bu işlemleri gerçekleştirme konusunda eğitimli ve deneyimlidir.

  • Dişlerin normal ve cerrahi çekimleri
  • Gömülü diş operasyonları
  • İmplant yerleştirilmesi
  • 20 yaş diş operasyonu
  • Çene kist ve tümörlerinin operasyonları rekonstrüksiyonu
  • Preprotetik cerrahi operasyonları
  • Çene- yüz kırıklarının cerrahi tedavileri
  • Ortognatik cerrahi operasyonları
  • Çene eklemi operasyonları

Gibi çene-yüz bölgesi ile ilgili operasyonların/tedaviler yapılır.

Ağız, diş ve çene cerrahisi örnekleri

Bizimle iletişime geçin

Ağız, diş ve çene cerrahisi videosu

Dent360 sosyal medya

Ağız, diş ve çene cerrahisi örnekleri

Randevunuzu planlayın

Sinüslift Nedir?



Sinüslift, çene kemiği üstündeki maksiller sinüs boşluğunun genişletilerek kemik hacminin arttırılması işlemidir. Bu işlem, implant tedavisi için kemik hacminin yetersiz olduğu durumlarda kullanılır. Maksiller sinüslerin altında yer alan çene kemiği dokusu, bazen yetersiz olabilir ve implantların yerleştirilmesi için yeterli kemik hacmi bulunmayabilir. Sinüslift işlemi, implantlar için yeterli kemik hacmi oluşturmak için kullanılır.

Sinüslift işlemi sırasında, çene kemiği üstündeki maksiller sinüs boşluğu genişletilir ve kemiğe uygun materyaller yerleştirilir. Bu materyaller kemik büyümesini uyararak implantların yerleştirilmesi için yeterli kemik hacminin oluşmasına yardımcı olur. Sinüslift işlemi, cerrahi olarak yapılır ve genel anestezi altında gerçekleştirilir.

Sinüslift işlemi, uygun şekilde uygulandığında genellikle başarılıdır ve implant tedavisi için yeterli kemik hacmi oluşturulmasına yardımcı olur. Ancak, herhangi bir cerrahi işlem gibi, komplikasyon riskleri vardır ve bu nedenle, bu işlemi gerçekleştirecek bir uzmanın, işlem öncesinde ve sonrasında uygun bir şekilde değerlendirilmesi ve yönlendirilmesi önemlidir.

Sinüslift operasyonunun süresi.

Sinüslift operasyonunun süresi, işlemin karmaşıklığına, hastanın durumuna ve uygulama yöntemine bağlı olarak değişebilir. Genellikle, sinüslift işlemi yaklaşık 30 dakika ile 1 saat arasında sürer. Bu süre, işlem öncesinde yapılan radyolojik tetkikler sonucunda belirlenebilir.

Sinüslift işlemi, lokal veya genel anestezi altında gerçekleştirilebilir. Genel anestezi altında gerçekleştirilen işlemlerde hastalar işlem sırasında uyutulurken, lokal anestezi altında gerçekleştirilen işlemlerde hastalar bilinçlidir ancak ağrı hissetmezler.

Sinüslift işlemi sonrasında, hastalar birkaç gün dinlenmeleri gerekebilir ve işlemin tamamen iyileşmesi yaklaşık 6 ay sürebilir. İyileşme süresi, uygulanan materyallerin tipine, kemik büyüme hızına ve hastanın genel sağlık durumuna bağlıdır. İşlemin sonuçları ise başarılı olduğunda, implant tedavisi için yeterli kemik hacminin oluşmasına ve dolayısıyla implantların başarıyla yerleştirilmesine olanak sağlayabilir.

Sinüslift operasyonu ağrılı mı?

Sinüslift işlemi sırasında genellikle anestezi kullanıldığı için işlem sırasında ağrı hissedilmez. Ancak işlem sonrasında, bazı hastalar hafif ağrı, şişme ve hassasiyet hissedebilirler. Ayrıca, işlem sonrasında kanama ve enfeksiyon riski de olabilir.

Sinüslift işlemi sonrasında, doktorlar genellikle ağrıyı yönetmek için reçeteli veya reçetesiz ağrı kesiciler önerirler. Ayrıca, şişliği azaltmak ve enfeksiyon riskini azaltmak için buz uygulamak veya bir ağız gargarası kullanmak da önerilebilir. Doktorlar ayrıca, işlem sonrasında dikkatli bir ağız hijyeni uygulanmasını önerirler. İşlem sonrasında sigara içmek, alkol tüketmek veya sert yiyecekler yemek gibi ağız sağlığınızı etkileyebilecek aktivitelerden kaçınmanız gerekebilir.

Her hasta farklı olduğu için, sinüslift işlemi sonrası ağrı veya rahatsızlık hissetme derecesi değişebilir. Doktorunuz size işlem sonrası ağrı yönetimi konusunda tavsiyelerde bulunabilir ve herhangi bir sorunuz veya endişeniz olduğunda onlarla iletişim kurabilirsiniz.

Gömülü diş

Gömülü diş, dişin normal olarak sürmesi gereken yerden çıkmaması ve diş eti altında veya çene kemiği içinde kalması durumudur. Bu genellikle, dişlerin büyümesini engelleyen başka dişler veya dokular nedeniyle oluşabilir.

Gömülü dişler genellikle ağrıya, şişmeye, iltihaba, çene sertliğine, ağız açmada zorluk gibi semptomlara neden olabilir. Bunun yanı sıra, ağız hijyeninin zorlaşması nedeniyle diş çürükleri veya diş eti hastalıkları gelişebilir.

Gömülü dişlerin tedavisi genellikle dişin çıktığı yerdeki diş eti dokusunun kesilerek dişin çıkarılması veya dişin çıkarılması için cerrahi bir işlem yapılması gerektirir. Bu işlemi bir çene cerrahı veya diş hekimi gerçekleştirebilir.

Gömülü dişlerin tedavi edilmesi önemlidir çünkü iltihaplı veya enfekte olmuş dişler, ciddi ağız enfeksiyonlarına neden olabilirler. Ayrıca, gömülü dişlerin çıkarılması, diğer dişlerin çarpışmasını ve çürük oluşumunu önleyerek diş sağlığınızı koruyabilir.

20 yaş dişi ve 20 yaş diş çekimi

20 yaş dişi, genellikle 18 ila 25 yaş arasında çıkan son molar dişlerdir. Diş tıbbında “3’ler” olarak da bilinirler. 20 yaş dişleri, çenenin en arkasında bulunurlar ve çıkmaya çalışırken diğer dişlerin önüne doğru itme yapabilirler. Bu nedenle, bazı insanlar dişlerinin çıkmasından rahatsızlık hissedebilirler.

20 yaş dişleri, genellikle çene kemiği içinde veya diğer dişlerin arkasında sıkışıp kalır ve tamamen veya kısmen çıkamaz. Bu duruma “gömülü diş” denir. Gömülü dişler, ağrı, şişme ve diğer oral sağlık sorunlarına neden olabilirler. Bu nedenle, diş hekimleri genellikle gömülü 20 yaş dişlerinin çıkarılmasını önerirler.

Ancak, 20 yaş dişleri tamamen sağlıklı ve normal olarak çıktığında da bazı durumlarda çıkarılmaları gerekebilir. Bu durumlar arasında, diğer dişleri sıkıştırmaları, çürük riski taşımaları veya diş eti hastalıklarına neden olmaları yer alabilir.

20 yaş dişleri, diş fırçası ve diş ipi ile iyi bir şekilde temizlenmediğinde çürük ve diş eti hastalıklarına neden olabilirler. Bu nedenle, 20 yaş dişleriniz varsa, diş hekiminizin önerdiği periyodik kontrol ve temizlik randevularına gitmek önemlidir.

Çene kist ve tümörleri

Çene kistleri ve tümörleri, çene kemiklerinde oluşan iyi huylu veya kötü huylu kitlesel lezyonlardır. Bu lezyonlar, diş eti dokusu, çene kemikleri, sinüs boşluğu ve diğer ağız yapısındaki dokularda ortaya çıkabilirler.

Çene kistleri genellikle ağrısızdır ve tesadüfen çekilen bir röntgenle tespit edilirler. Bunlar, genellikle kök ucu kistleri veya koronal kistler gibi dişlerle ilgili problemlerden kaynaklanırlar. Bazı durumlarda, çene kistleri ağızda şişmeye, diş kaybına ve ağız açmada zorluğa neden olabilirler.

Çene tümörleri, çene kemiklerinde nadir görülen tümöral lezyonlardır. Bu tümörler, genellikle ağrısızdır ve tesadüfen çekilen bir röntgenle tespit edilirler. Ancak, büyük tümörler ağızda şişmeye, diş kaybına, diş eti kanamasına ve çene kemiği çatlamasına neden olabilirler.

Çene kistleri ve tümörleri genellikle diş hekimi veya çene cerrahı tarafından tedavi edilirler. Tedavi seçeneği, lezyonun türüne ve büyüklüğüne göre değişebilir. Tedavi seçenekleri arasında kistin veya tümörün çıkarılması, cerrahi veya ilaçla tedavi yer alabilir. Tedavi edilmeyen çene kistleri ve tümörleri, çevredeki dokulara zarar vererek ciddi sorunlara neden olabilirler, bu nedenle teşhis edildiğinde zamanında tedavi edilmeleri önemlidir.

Preprotetik cerrahisi

Preprotetik cerrahi, bir diş protezi veya implantın yerleştirilmesinden önce yapılan cerrahi işlemleri ifade eder. Bu işlemler, diş protezi veya implantın daha iyi uyum sağlamasını, işlevini ve görünümünü sağlamaya yardımcı olur.

Preprotetik cerrahi işlemleri, diş eti ameliyatları, kemik greftleri, kemik alıcı yerlerinin hazırlanması, sinüs kaldırma ve dudak frenulum ameliyatı gibi işlemleri içerebilir.

Diş eti ameliyatları, dişlerin protezi veya implantı için uygun bir şekilde çevresindeki dokuların düzenlenmesini sağlar. Kemik greftleri, implantın doğru bir şekilde yerleştirilebilmesi için çene kemiğindeki kayıp kemik dokusunu yeniden oluşturur. Kemik alıcı yerlerinin hazırlanması, implantın doğru pozisyonda yerleştirilmesi için kemiğe önceden delik açılmasıdır. Sinüs kaldırma işlemi, üst çenedeki implantların yerleştirilmesi için yeterli kemik dokusu olmayan hastalarda uygulanır. Dudak frenulum ameliyatı ise, protezin daha doğru bir şekilde oturmasını sağlamak için dudak frenulumun kısaltılmasıdır.

Preprotetik cerrahi işlemleri, genellikle diş hekimi veya çene cerrahı tarafından yapılır. İşlemlerin türü ve süresi, hastanın durumuna ve protezin türüne göre değişebilir. Bu işlemler, diş protezlerinin veya implantların daha uzun süre dayanmasını sağlamak için önemlidir.

Çene- yüz kırıklarının cerrahi tedavileri

Çene-yüz kırıkları, çene kemiği ve yüz kemiklerinin kırılması sonucu meydana gelen yaralanmalardır. Bu kırıklar, travma sonucu oluşabileceği gibi, spora veya diğer aktivitelere bağlı kazalarda da meydana gelebilir.

Çene-yüz kırıklarının cerrahi tedavisi, kırığın ciddiyetine ve konumuna bağlı olarak değişebilir. Hafif kırıklar, çene veya yüzün dışındaki bölgelerde olduğunda genellikle konservatif tedaviler kullanılır. Bunlar, bölgenin sabitlenmesi veya sargılanması gibi basit yöntemlerdir.

Ancak, daha ciddi kırıkların cerrahi müdahale gerektirir. Çene kırıkları genellikle özel çene- yüz cerrahları tarafından tedavi edilir. Cerrahi müdahale, çene kemiğindeki kırığı yeniden hizalamak, sabitlemek ve onarmak için yapılır.

Cerrahi tedaviler, açık ve kapalı olmak üzere iki türde yapılabilir. Açık cerrahi, çene kemiğinin açılması ve kırığın doğrudan görülmesi gerektiğinde kullanılır. Kapalı cerrahi ise, ağız yoluyla kırığın tedavisinde kullanılır. Cerrahi tedaviler, genellikle lokal anestezi veya genel anestezi altında yapılır.

Çene-yüz kırıkları için tedavi, kırığın ciddiyetine, konumuna ve hastanın genel sağlık durumuna göre değişebilir. Ameliyattan sonra, hastalar genellikle bir süre yumuşak yiyecekler yemeli, fiziksel aktiviteden kaçınmalı ve bölgenin düzgün bir şekilde iyileşmesini sağlamak için düzenli takip kontrollerine gitmelidir.

Ortognatik cerrahi

Ortognatik cerrahi, çene yapılarını yeniden düzenlemek amacıyla yapılan bir cerrahi işlemdir. Bu işlem, çene yapısındaki anormallikleri düzeltmek, çiğneme, konuşma ve yutma gibi fonksiyonları iyileştirmek, estetik nedenlerden dolayı yüz şeklini düzeltmek ve uyku apnesi gibi solunum problemlerini tedavi etmek için kullanılabilir.

Ortognatik cerrahi işlemi, çene kemiklerindeki kesilerle yapılır ve genellikle lokal veya genel anestezi altında gerçekleştirilir. Cerrahi işlem, çene kemiklerinin kesilmesi, hareket ettirilmesi, yeniden hizalanması ve sabitlenmesi işlemlerini içerir. Çene kemiklerinin kesilmesi, kemiğin hareket ettirilmesi için gerekli olan kaslar, damarlar ve sinirlerin kesilmemesi için dikkatli bir şekilde yapılır. Ardından, çene kemikleri, kırık bölgeyi sabitlemek için plakalar ve vidalar kullanılarak yeniden hizalanır.

Ortognatik cerrahi işlemi, diş hekimleri, ortodontistler ve çene cerrahları tarafından birlikte yapılır. Ortodontik tedavi ile birlikte yapılırsa, dişlerin konumunu uygun hale getirmek ve cerrahi işlemden önce ve sonra doğru diş hizalamasını sağlamak için ortodontik cihazlar kullanılır.

Ortognatik cerrahi işlemi sonrası, hastalar genellikle bir süre boyunca sıvı veya yumuşak yiyecekler yemelidir. Ayrıca, bölgenin şişmesini ve ağrıyı azaltmak için buz uygulanması önerilir. İyileşme süreci genellikle birkaç hafta sürer ve hastaların kontrolleri yapılır. Sonuç olarak, ortognatik cerrahi, çene ve yüz yapılarındaki anormallikleri düzeltmek ve fonksiyonları iyileştirmek için etkili bir seçenektir.

Çene eklemi operasyonu

Çene eklemi operasyonu, çene eklemi sorunlarına yönelik cerrahi bir müdahaledir. Çene eklemi, alt çene kemiği ile kafatasının temporal kemikleri arasında yer alan bir eklemdir. Çene eklemi problemleri, çene açma ve kapatma hareketlerinde ağrı, kıkırdak ve kemik hasarı, çene kilitlenmesi veya sıkışması, kulak ağrısı, baş ağrısı ve yüz ağrısı gibi semptomlara neden olabilir.

Çene eklemi operasyonu, çene eklemi sorunlarının nedenine bağlı olarak değişebilir. Bazı durumlarda, cerrahi müdahaleye ihtiyaç yoktur ve semptomlar konservatif tedavilerle kontrol altına alınabilir. Ancak, ciddi durumlarda, cerrahi müdahale gerekebilir.

Çene eklemi operasyonu, genellikle lokal veya genel anestezi altında yapılır. Operasyon sırasında, doktor, eklemi çevreleyen dokuların durumunu değerlendirir ve gerekli onarımları yapar. Bazı durumlarda, cerrahi müdahale sırasında eklemi tamamen değiştirmek gerekebilir. Bu durumda, cerrah, hasarlı eklemi çıkarır ve yerine yapay bir eklem yerleştirir.

Operasyondan sonra, hastalar genellikle birkaç gün boyunca ağrı kesiciler ve anti-enflamatuar ilaçlar alırlar ve buz uygulamaları önerilir. İyileşme süreci genellikle birkaç hafta sürer ve hastaların kontrolleri yapılır.

Çene eklemi operasyonu, çene eklemi sorunlarının tedavisi için etkili bir seçenektir. Ancak, her hasta için uygun tedavi yöntemi farklı olabilir. Bu nedenle, doğru tanı ve tedavi planı için bir diş hekimi veya çene cerrahına danışmak önemlidir.

DENT360 BEYKENT SAĞLIK HİZMETLERİ LİMİTED ŞİRKETİ ÖZEL İSTANBUL 360 AĞIZ VE DİŞ SAĞLIĞI POLİKLİNİĞİ
Copyright 2020 by Dent360. Tüm hakları saklıdır.